D VİTAMİNİ VE İNFLAMATUAR BAĞIRSAK HASTALIKLARI

0
1.145 okundu

Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi 2012 1(3), 99-111
D VİTAMİNİ VE İNFLAMATUAR BAĞIRSAK HASTALIKLARI
VITAMIN D AND INFLAMMATORY BOWEL DISEASES
Esma ENERGİN ASİL
Aylin AYAZ
ÖZET
Yağda çözünen vitaminlerden birisi olan D vitamini hormon benzeri fonksiyonlara sahip olan bir grup steroldür. İskelet sistemi üzerindeki etkisinin yanı sıra intestinal kanaldaki antimikrobiyal ürünleri arttırarak
immünitenin gelişmesinde rol almaktadır. Bu nedenle D vitamininin inflamatuar bağırsak hastalıklarının ortaya çıkışında etkili olan diyetsel faktörlerden birisi olduğu düşünülmektedir. Gastrointestinal kanalın kronik inflamasyonu ile karakterize edilen inflamatuar bağırsak hastalıklarının iki temel fenotipi ülseratif kolit ve Crohn hastalığıdır. Hem bireyin hem de ailesinin yaşam kalitesini azaltan her iki hastalığında dünya genelinde
görülme sıklığı artış göstermektedir. Araştırmalar; inflamatuar bağırsak hastalığı olan bireylerde D vitamini eksikliğine sık rastlandığını göstermektedir. Bu nedenle bu derlemede D vitaminin inflamatuar bağırsak
hastalıkları ile ilişkisini güncel literatürden yararlanılarak değerlendirmek amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: D vitamini, inflamatuar bağırsak hastalığı, ülseratif
kolit, crohn hastalığı
ABSTRACT
Vitamin D is a sterol which has functions like hormone. It improves
immune system by stimulating antimicrobial agents in intestinal tract.
Therefore; it is thought that deficiency of vitamin D is a risk factor for
inflammatory bowel diseases. Inflammatory bowel diseases are chronic
inflammatory diseases of the intestinal tract. Ulcerative colitis and Crohn’s
disease are the two major phenotypes of inflammatory bowel diseases.
These diseases have an increased incidence and great impact on the quality
of life of the affected persons and their families. Vitamin D deficiency
prevelance was frequently defined in people with inflammatory bowel
diseases by various studies. Therefore the aim of this review is to evaluate
the relation between vitamin D and inflammatory bowel diseases.
Key Words: Vitamin D, ınflammatory bowel disease, ulcerative colitis,
crohn’s disease

100 Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi 2012 
GİRİŞ
Yağda çözünen vitaminlerden birisi olan D vitamini hormon benzeri fonksiyonlara sahip olan bir grup steroldür. Vitamin D’nin deride sentezlenen kolekalsiferol (D3 vitamini) ve besinlerle alınan ergokalsiferol (vitamin D2) olmak üzere iki formu bulunmaktadır (Özkan ve Döneray, 2011). Sınırlı besinde bulunduğu için D vitamini çoğunlukla besin destek ürünleri, zenginleştirilmiş besinler veya direkt güneş ışığı yoluyla vücuda alınmaktadır (Nicholson vd., 2012). İnsan vücudundaki D vitamininin %90-95’i deride sentezlenmekte, az bir kısmı ise diyetle alınmaktadır. Bu nedenle coğrafik özellikler, mevsim ve güneşin geliş açısı D vitamini üretimini etkilemektedir (Nicholson
vd., 2012; Özkan ve Döneray, 2011). Yapılan bir çalışmada kış aylarında D vitamini seviyesinin yaza göre daha düşük olduğu ifade edilmektedir (Suibhne vd., 2012). Deride sentezlenen veya diyetle alınan vitamin D biyolojik olarak aktif değildir. D vitamininin etkin olabilmesi için vücutta aktif forma dönüşmesi gereklidir. Vitamin D karaciğerde 25OH vitamin D’ye (25(OH) D3), böbreklerde ise 1,25diOH vitamin D’ye (1,25 (OH)2 D3) dönüşür. Vitaminin bu aktif formu vücutta görev alır (Öngen vd., 2008).
Son yıllarda yapılan araştırmalar hormon gibi etki gösteren D vitamininin kemik metabolizması dışındaki organların
fonksiyonlarında da önemli rol oynadığını göstermiştir (Kalkanoğlu, 2010; Jussilaa vd., 2012). Ayrıca vitamin D ‘nin, hücre büyümesini inhibe eden biyoaktif bir faktör, hücre farklılaşmasını, immün regülasyonunu ve hücreleri neoplastik dönüşümden korumayı sağlayan bir hormon olduğu belirtilmektedir. Vitamin D’nin bazı otoimmün hastalıkların gelişimi ile ilişkili olabileceği ileri sürülmektedir (Kalkanoğlu, 2010). Periferik kanda aktif inflamatuar hücrelerde D vitamini reseptörlerinin tanımlanması, D vitamininin immün sistemdeki rolü üzerine dikkatleri çekmiştir. Vitamin D yetersizliği T hücre cevabının azalmasına neden olmaktadır (Nicholson vd., 2012). Bu
durum D vitaminin T hücre gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir (Ulitsky vd., 2011). Proinflamatuar sitokin üretimini arttırarak güçlü bir immün yanıt oluşturan T-helper 1 (Th1) hücreleri ile antiinflamatuar sitokin salınımından sorumlu olan T-helper 2 (Th2) hücreleri, T hücresinin iki ayrı türüdür (Raman vd., 2011; Özkan ve Döneray, 2011). Vitamin D; Th1 hücrelerinin proliferasyonunu baskılamakta ve interlökin-2 ve interferon γ gibi proinflamatuar sitokinlerin üretimini inhibe etmektedir (Lim vd., 2005; Nerich vd. 2011). Vitaminin
eksikliğinde aktive olan ve Th1 yanıtı ile ilişkili olan proinflamatuar Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi 2012 1(3) 101
sitokinler, Tip 1 Diabetes Mellitus, Multiple Skleroz, Romatoit Artrit ve İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH) gibi otoimmün tabanlı kronik hastalıkların etyopatogenezinde de rol oynamaktadır (Şekil 1)
(Cantorna ve Mahon, 2004; Özkan ve Döneray, 2011; Hassan vd.,2013).


Şekil 1: Gastrointestinal sistemdeki mikroorganizmalar arasındaki dengenin bozulması (Coşkun, 2006)
D Vitamini Gereksinmesi
Kandaki 25(OH) vitamin D düzeyi yeterli veya yetersizliği saptamada iyi bir indikatördür. Serum 25(OH) D düzeylerine göre vitamin D durumu;
>30 ng/mL yeterli
20-30 ng/mL vitamin D yetmezliği
<20 ng/mL vitamin D eksikliği
<10 ng/mL ciddi eksiklik olarak tanımlanmaktadır (Sözen vd., 2012).
Farklı yaş ve cinsiyete göre günlük olarak alınması önerilen D vitamini alım miktarları Tablo1’de verilmiştir (Anonim, 2011).

Tablo 1: Farklı yaş ve cinsiyete göre önerilen günlük D vitamini alım miktarı
Yaş Grupları Önerilen Alım Miktarı (IU/gün) Yüksek Düzey Alım (IU/gün)
0-1 yaş bebek
0-6 aylık bebek 400* 1000
6-12 aylık bebek 400* 1500
1-3 yaş 600 2500
4-8 yaş 600 3000
9-13 yaş 600 4000
14-18 yaş 600 4000
19-30 yaş 600 4000
31-50 yaş 600 4000
51- 70 yaş erkekler 600 4000
51-70 yaş kadınlar 600 4000
> 70 yaş 800 4000
Gebe veya Emzikli
14-18 yaş 600 4000
19-50 yaş 600 4000
*Bebekler için önerilen günlük alım miktarı yerine yeterli alım miktarı kullanılmaktadır.
İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları ve D Vitamini
Gastrointestinal kanalın kronik inflamasyonu ile karakterize edilen inflamatuar bağırsak hastalıklarının (İBH) iki temel fenotipi ülseratif kolit ve Crohn hastalığıdır (Andersen vd., 2012; Hassan vd., 2013).
Hem bireyin hem de ailesinin yaşam kalitesini azaltan her iki hastalığında dünya genelinde görülme sıklığı artış göstermektedir (Goh ve Xiao, 2009; Jussilaa vd., 2012). Hastalıkla ilgili ilk tanımlamalar ve raporlar Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa’da yaşayan beyazlar üzerinde yapılmıştır (Goh ve Xiao, 2009). Genetik olarak yatkın olan bireylerin intestinal floraya uygunsuz immün cevap vermesi hastalığın patogenezinde rol oynamaktadır (Andersen vd., 2012; Ananthakrishnan vd., 2012).
İnflamatuar bağırsak hastalıklarının görülmesinde 100 kadar genin etkisinin olduğu ve (Fu vd., 2012; Gentschew ve Ferguson, 2012; Ananthakrishnan vd., 2012) Crohn hastalığında ülseratif kolite göre genetik riskin daha fazla olduğu bilinmektedir (Özkan, 2003).
Ancak hastalıkların %25.0’inden daha azının ortaya çıkmasında bu genlerin etkili olması nedeniyle hastalığın ortaya çıkışında genetik yatkınlık ile birlikte çevresel ve diyetsel faktörlerin de etkili olduğu düşünülmektedir (Ananthakrishnan vd., 2012; Gentschew ve Ferguson, 2012).
Etnik köken ve coğrafi bölgeler İBH görülme sıklığına etki eden faktörlerden bazılarıdır. Etnik kökenin inflamatuar bağırsak hastalıklarındaki rolünü araştıran bir çalışmaya 65 Kafkasyalı, 29 Güney Asyalı birey katılmıştır. Çalışmanın sonunda katılımcıların %39.0’unda D vitamini eksikliği olduğu ve Güney Asyalı bireylerde D
vitamini yetersizliğinin Kafkasyalılardan daha fazla olduğu bulunmuştur (p<0.05) (Fu vd., 2012). Ayrıca Bangladeşli bireylerde Crohn hastalığının görülme sıklığı ülseratif kolitten daha fazladır (Goodhand vd., 2012). Fransa’da yapılan bir çalışmada ise bireylerin güneşte kalma süreleri ile Crohn hastalığı insidansı arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Bu durumun nedenleri arasında; güneş ışığı ile aktif hale gelen D vitamini, çevresel faktörler veya bu hastalığın da
Multiple Skleroz gibi coğrafi bölgelere göre farklılık gösteriyor olması sayılmaktadır (Nerich vd., 2011).
Vitamin D antimikrobiyal proteinleri, katelisidin ve bazı defensinlerin sentezini uyararak immün sistemi desteklemektedir.
İmmün sistem moleküllerinden antimikrobiyal peptitler; kemotaksis, sitokin ve kemokin fonksiyonları ile gastrointestinal kanaldaki epitelyal yüzeyde antibakteriyal, antiviral ve antifungal etki göstermektedir.
Böylece bireyleri kontrolsüz mikrobiyal çoğalmadan veya inflamasyondan korumaktadır. Crohn hastalarında -defensin ve katelisidin indüksiyonunun yetersiz olduğu bulunmuştur (Andersen vd., 2012). Ayrıca D vitamini eksikliği olan farelerin kolonlarında da antimikrobiyal proteinlerin düşük olduğu belirlenmiştir (Lagishetty vd.,
2010). Yapılan çalışmalar D vitamininin intestinal kanaldaki antimikrobiyal ürünleri arttırarak immünitenin gelişmesinde rol aldığını göstermektedir (Andersen vd., 2012). İmmün sistemdeki rolü nedeniyle İBH’nın ortaya çıkışında etkili olan diyetsel faktörlerden birisinin de vitamin D olduğu belirtilmektedir (Abreu vd., 2004;
Gentschew ve Ferguson 2012; Ananthakrishnan vd., 2012; Hassan vd., 2013).
İnflamatuar bağırsak hastalarında metabolik kemik hastalıkları ve kırık insidansının daha yüksek olduğu bilinmektedir (Joseph vd.,2009). Compston ve arkadaşlarının (1987) yaptığı araştırmada, inflamatuar bağırsak hastasının kemik mineral ölçümleri yapılmış ve hastaların %30.6’sına (n=23) osteoporoz tanısı konulmuştur.
Osteoporoz tanısı alan hastalardan 18’ine en az 1 kere bağırsak rezeksiyonu yapıldığı ve steroid kullanma sürelerinin osteoporozu olmayan kadınlara göre daha uzun olduğu bulunmuştur (p<0.05). Bu çalışmada kemik mineral yoğunluğuna inflamatuar bağırsak hastalığının yanı sıra steroid tedavisinin de olumsuz etkisinin olduğu
vurgulanmıştır.
İnflamatuar bağırsak hastalığı olan bireyler üzerinde yapılan bir başka çalışmada özellikle bağırsak rezeksiyonu olan hastalarda D vitamini yetersizliğinin daha sık görüldüğü bulunmuştur (Hassan vd.,2013).
Kemik mineral yoğunluğunun araştırıldığı bir çalışmada, 138 Crohn, 29 ülseratif kolit hastasında serum D vitamini ve kemik mineral yoğunluğu ölçümü yapılmıştır (Abreu vd., 2004). Çalışmaya katılan Crohn hastalarının 88’inin, ülseratif kolit hastalarının ise 20’sinin kemik mineral yoğunluğu ölçümü değerlendirilmiştir. Sonuçta yapılan
diğer çalışmalardan farklı olarak Crohn hastalarında serum D vitamini seviyeleri normal veya yüksek bulunmuştur (Joseph vd., 2009; Jørgensen vd., 2010).
Özellikle steroid tedavisi alan inflamatuar bağırsak hastalarında osteoporoz görülme riski fazla olduğu için kalsiyum ve D vitamini takviyesi önerilen araştırmaların yanı sıra (Vestergaard, 2004; Raftery vd., 2012), steroid tedavisinin Crohn hastalarında görülen osteoporoz ile ilişkisinin olmadığını savunan araştırmalar da bulunmaktadır (Joseph vd., 2009; Cravo vd., 2010).
Crohn Hastalığı ve D vitamini 
Crohn hastalığı; gastrointestinal sistemin herhangi bir bölümünde tutulum gösteren ve intestinal duvarın tüm tabakalarına etki eden kronik inflamatuar bir hastalıktır (Bulut 2003; Gentschew ve Ferguson, 2012). İnflamatuar bağırsak hastalıklarına genetik olarak yatkın olan bireylerde bir veya daha fazla çevresel faktörün neden olduğu anormal gastrointestinal cevabın sonucunda hastalık ortaya çıkmaktadır (Forbes ve Kalantzis, 2006). Yapılan çalışmalar D vitamini eksikliği ile Crohn hastalığı arasındaki ilişkiye dikkat çekmektedir (Cantorna ve Mahon, 2004; Andressen vd. 1997).
Oral D vitamini desteğinin Crohn hastalığına olan etkisini incelemek amacı ile yapılan bir çalışmada remisyondaki 94 hasta rastgele iki gruba ayrılmış ve hastalara 12 ay boyunca 1200 IU/gün D vitamini veya plasebo verilmiştir. Çalışmanın sonunda vitamin desteği alan gruptaki hastalarda hastalığın nüksetme hızının daha yavaş olduğu, D vitamininin hastalığın nüksetme riskini azalttığı bulunmuştur (p>0.05) (Jørgensen vd., 2010). Crohn hastalığı tanısı almış olan bireylere uygun dozda D vitamini takviyesinin verilmesinin hastalığın seyrine olumlu etkisinin olacağı bu nedenle tedavi protokolü içerisinde yer alması gerektiği vurgulanmaktadır (Suibhne vd., 2012).
Joseph ve arkadaşları (2009), Crohn hastalarının serum D vitamini seviyesi ile beraber hastalığın özelliklerini yorumlamak amacıyla katılımcıların otoimmün hastalıklar alışkanlığını ve serum D vitamini düzeyini değerlendirmişlerdir. Araştırmaya 34 Crohn hastası ile cinsiyet ve yaş olarak eşleştirilmiş 34 İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) olan hasta alınmıştır. Araştırmanın sonunda Crohn hastalığı olan bireylerin serum D vitamini seviyelerinin İBS olan bireylerden daha düşük olduğu bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca serum D vitamini ile Crohn hastalığının şiddeti arasında da ters yönlü anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (p<0.05).
Benzer bir sonuçta 43 Crohn, 80 ülseratif kolit hastalığı olan emekli asker ile yapılan çalışmada da bulunmuştur. Katılımcıların serum D vitamini seviyeleri <20ng/mL ise D vitamini eksikliği, <30ng/mL ise D vitamini yetersizliği olarak değerlendirilmiştir. Bu sınıflamaya göre iki grup karşılaştırıldığı zaman; Crohn hastası bireylerde hem D vitamini eksikliğinin (sırasıyla; %51.2, %30.0, p=0.02) hem de yetersizliğinin (sırasıyla; %83.7, 57.5, p=0.003)
anlamlı düzeyde daha fazla olduğu bulunmuştur (Atia vd., 2011). Ananthakrishnan ve arkadaşlarının (2012) yaptığı çalışmada; Nurses’ Health Study araştırmasına katılan kadınların D vitamini alım düzeyleri ile Crohn hastalığına yakalanma durumları arasındaki ilişki incelenmiştir. Takip süresince 122 kadın Crohn hastalığı tanısı almıştır. Çalışmanın sonunda diyetle veya besin desteğiyle D vitamini alımının Crohn hastalığı riskini düşürdüğü ancak bunun istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulunmuştur (p>0.05). Yapılan 22 yıllık takip ile plazma D vitamini seviyesindeki artışın Crohn hastalığı riskini anlamlı şekilde azalttığı gözlenmiştir (p<0.05).
Crohn hastalarındaki metabolik kemik hastalığı için risk faktörlerinin belirlenmesi için Cravo ve arkadaşları (2010); 99 Crohn hastası ile 56 sağlıklı bireyin besin tüketim kayıtlarını ve kemik mineral yoğunluk ölçümlerini almışlardır. Çalışmanın sonunda Crohn hastalarında metabolik kemik hastalığının anlamlı şekilde fazla olduğu bulunmuştur. D vitamini alımları ise her iki grubunda benzer ortalamalara sahip olduğu görülmüştür.
Filippi ve arkadaşları (2006); otoimmün hastalıklar dönemindeki hastaların besin tüketim kayıtlarını Crohn hastalarının beslenme durumlarını saptamak amacıyla almıştır. Buna göre katılımcıların vitamin D alımlarının kontrol grubundaki sağlıklı bireylere göre daha fazla olduğu bulunmuştur (p>0.05). Diğer çalışmalardan farklı olarak
plazma mikrobesin ögesi düzeylerine göre vitamin D yetersizliğinin olmadığı saptanmıştır (Joseph vd., 2009; Atia vd., 2011).
Ülseratif Kolit ve D vitamini
Ülseratif kolit; kalın bağırsak duvarının geniş bölümlerinde inflamasyon ve ülser ile kendini gösteren bir hastalıktır (Guyton and Hall, 2001; Bulut, 2003). Crohn hastalığından farklı olarak sadece kolon ve rektumda tutulum yapan ülseratif kolit, intestinal duvarın mukozal tabakasına etki etmektedir (Gentschew ve Ferguson, 2012).
Ülseratif kolitin patogenezinde; genetik, diyetsel, çevresel ve immünolojik etmenlerin rol oynadığı düşünülmektedir (Guyton and Hall, 2001; Bulut, 2003).
Nurses’ Health Study çalışması süresince takip edilen kadınların 123’ünde ülseratif kolit geliştiği bulunmuştur. Bu kadınların günlük D vitamini tüketimleri ile ülseratif kolit arasında ters yönlü anlamlı bir ilişki olduğu (p<0.05) ve plazma D vitamini seviyesindeki her 1 ng/mL artışın ülseratif kolit riskini %6 azalttığı bulunmuştur ancak bu durum
istatistiksel açından anlamlı değildir (p>0.05) (Ananthakrishnan vd., 2012).
İnflamatuar bağırsak hastalarının hastalık aktivitesi ve yaşam kalitesi ile D vitamini eksikliği arasındaki ilişkiyi araştıran bir çalışmaya 403 Crohn, 101 ülseratif kolit hastası katılmıştır.
Çalışmanın sonunda, katılımcıların yarısında (%49.8) D vitamini eksikliği olduğu saptanmıştır ve bu oranın her iki grup arasında da benzer olduğu bulunmuştur (p>0.05). Bireylerdeki vitamin D yetersizliğinin, yaş ve bağırsak hastalığına geç tanı konması ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. İnflamatuar bağırsak hastalıklarından özellikle
Crohn da D vitamini yetersizliği sık görülen bir bulgu olduğu ve artmış hastalık aktivitesi ile düşük yaşam kalitesinin ilişkili olduğu bulunmuştur (Ulitsky vd., 2011).
Hart ve arkadaşları (2008) EPIC (European Prospective Investigation into Cancer and Nutrition) çalışması verilerinden yola çıkarak bireylerin besin tüketimleri ile ülseratif kolit gelişimi arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Çalışmanın sonunda vitamin D ile ülseratif kolit gelişimi arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (OR: 0.94; CI %95: 0.75-1.20; p>0.05). Besin ögeleri arasında sadece proinflamatuar etkileri olan çoklu doymamış yağ asitleri ile ülseratif kolit arasında bir ilişki olabileceği ifade edilmiştir.
Türkiye’de yapılan bir çalışmada 40 ülseratif kolitli birey ile 29 sağlıklı bireyin D vitamini alımı ve kemik mineral yoğunluğu karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonunda ülseratif kolitli bireylerin kemik mineral yoğunluğu daha düşük, vitamin D seviyesi ise her iki grup da benzer bulunmuştur. Sonuç olarak, hastalarda görülen düşük kemik
mineral yoğunluğunun hastalığın etkisi ile ortaya çıktığı düşünülmektedir (Kaya vd., 2011).
Yapılan çalışmalarda D vitamini eksikliğinin Crohn hastalarında ülseratif kolitten daha fazla görüldüğü bulunmuştur (Lee vd., 2000; Pappa vd., 2006; Ulitsky vd., 2011). İnflamatuar bağırsak hastalıklarında görülen D vitamini eksikliğinin nedenleri; güneş ışığına maruz kalma süresinin düşmesi, oral D vitamini alımının azalması, D
vitamini emiliminin azalması, D vitamini metabolitlerinin enterohepatik dolaşımda zarar görmesi ve D vitaminin gastrointestinal sistemde kayba uğraması olarak açıklamaktadır (Ulitsky vd., 2011).
SONUÇ VE ÖNERİLER
İnflamatuar bağırsak hastalığı dünya genelinde artış gösteren kronik bir hastalıktır. Hastalığın D vitamini ile ilişkisini inceleyen çalışmalarda birbiri ile çelişkili sonuçlar bulunmaktadır. Ayrıca hastalığın mı D vitamini eksikliğine neden olduğu yoksa D vitamini eksikliğinin mi hastalığın patogenezinde rol oynadığı yapılacak
araştırmalarla aydınlatılması gereken bir başka sorudur. Bu konuda daha büyük örneklemlerle daha uzun dönemli çalışmaların yapılması öneriler arasındadır.
Sonuç olarak, D vitamininin kemik sağlığı ve mineral metabolizmasındaki rolünden başka iskelet dışı yararlı etkileri de bulunduğu için, yaşam kalitesi ve kronik hastalıklardan korunmada günlük önerilen miktarlarda alımına tüm yaş gruplarında dikkat edilmelidir.
Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi 2012 
KAYNAKLAR
Abreu, M.T., Kantorovich, V., Vasiliauskas, E.A., Gruntmanis, U.,
Matuk, R., Daigle, K., Chen, S., Zehnder, D., Lin, Y.C., Yang, H.,
Hewison, M. and Adams, J.S. (2004). Measurement of vitamin D
levels in inflammatory bowel disease patients reveals a subset of
Crohn’s disease patients with elevated 1,25-dihydroxyvitamin D
and low bone mineral density. Gut, 53(8),1129-36.
Ananthakrishnan, A.N., Khalili, H., Higuchi, L.M., Bao, Y., Korzenik,
J.R., Giovannucci, E.L., Richter, J.M., Fuchs, C.S. and Chan,
A.T. (2012). Higher predicted vitamin D status is associated with
reduced risk of Crohn’s disease. Gastroenterology, 142, 482-489.
Andreassen, H., Rungby, J., Dahlerup, J.F. and Mosekilde, L. (1997).
Inflammatory bowel disease and osteoporosis. Scandinavian
Journal of Gastroenterology, 32:1247–1255.
Andersen, V., Olsen, A., Carbonnel, F., Tjønneland, A. and Vogel, U.
(2012). Diet and risk of inflammatory bowel disease. Digestive
and Liver Disease. 44(3), 185-94.
Anonim (2011). Dietary reference intakes for calcium and vitamin D.
Institute of Medicine (IOM). The National Academies Press.
Washington, DC.
Atia, A., Murthy ,R., Bailey, B.A., Manning, T., Garrett, L.L., Youssef,
D.and Peiris, A.N. (2011). Vitamin D status in veterans with
inflammatory bowel disease: relationship to health care costs and
services. Military Medicine, 176(6), 711-714.
Bulut, T. (2003). İnflamatuar bağırsak hastalıklarında medikal ve
cerrahi tedavi prensipleri. Ankem Dergisi, 17(4), 365-370.
Cantorna, M.T. and Mahon, B.D. (2004). Mounting Evidence for
Vitamin D as an Environmental Factor Affecting Autoimmune
Disease Prevalence. Experimental Biology and Medicine 2004,
229:1136-1142.
Compston, J.E., Judd, D., Crawley, E.O., Evans, W.D., Evans, C.,
Church, H.A., Reid, E.M. and Rhodes, J. (1987). Osteoporosis in
patients with inflammatory bowel disease. Gut, 28, 410-415.
Coşkun, T. (2006). Pro-, Pre- ve Sinbiyotikler. Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Dergisi, 49, 128-148.
Cravo, M., Guerreiro, C.S., dos Santos, P.M., Brito, M., Ferreira, P.,
Fidalgo, C., Tavares, L., Pereira, A.D. (2010). Risk factors for
metabolic bone disease in Crohn’s disease patients.
Inflammatory Bowel Disease, 16(12):2117-24.
Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi 2012 1(3) 109
Filippi, J., Al-Jaouni, R., Wiroth, J.B., Hébuterne, X. and Stéphane, M.
(2006). Nutritional deficiencies in patients with Crohn’s disease in
remission. Inflammatory Bowel Diseases, 12(3), 185–191.
Forbes, A. and Kalantzis, T. (2006). Crohn’s disease: the cold chain
hypothesis. International journal of colorectal disease, 21(5), 399-
401.
Fu, Y.T.N., Chatur, N., Cheong-Lee, C. and Salh, B. (2012).
Hypovitaminosis D in Adults with Inflammatory Bowel Disease:
Potential Role of Ethnicity. Digestive Diseases and Science,
57(8), 2144-2148.
Gentschew, L. and Ferguson, L.R. (2012). Role of nutrition and
microbiota in susceptibility to inflammatory bowel disease.
Molecular Nutrition & Food Research, 56, 524-535.
Goodhand, J.R., Kamperidis, N., Joshi, N.M., Wahed, M., Koodun, Y.,
Cantor, E.J., Croft, N.M., Langmead, F.L., Lindsay, J.O. and
Rampton, D.S. (2012). The phenotype and course of
inflammatory bowel disease in UK patients of Bangladeshi
descent. Alimentary Pharmacology and Therapeutics, 35(8), 929-
940.
Goh, K.L. and Xiao, S.D. (2009). Inflammatory bowel disease: A
survey of epidemiology in Asia. Journal of Digestive Diseases,
10, 1-6.
Guyton, A. and Hall, J.E. (2001). Tıbbi Fizyoloji, (Çev: Hayrünnisa
Çavuşoğlu), 1. Baskı, Tavaslı Matbaacılık, Ankara.
Hart, A.R., Luben, R., Olsen, A., Tjonneland, A., Linseisen, J., Nagel,
G., Berglund, G., Lindgren, S., Grip, O., Key, T., Appleby, P.,
Bergmann, M.M., Boeing, H., Hallmans, G., Danielsson, Å.,
Palmqvist, R., Sjodin, H., Hägglund, G., Overvad, K., Palli, D.,
Masala, G., Riboli, E., Kennedy, H., Welch, A., Khaw, K.T., Day,
N. and Bingham, S. (2008). Diet in the aetiology of ulcerative
colitis: a European prospective cohort study. Digestion, 77(1), 57-
64.
Hassan, V., Hassan, S., Seyed-Javad, P., Ahmad, K., Asieh, H.,
Maryam, S. Farid, F. and Siavash, A. (2013). Association
between Serum 25 (OH) Vitamin D Concentrations and
Inflammatory Bowel Diseases (IBDs) Activity. Medical Journal of
Malaysia, 68(1), 34-8.
Jørgensen, S.P., Agnholt, J., Glerup, H., Lyhne, S., Villadsen, G.E.,
Hvas, C.L., Bartels, L.E., Kelsen, J., Christensen, L.A. and
110 Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi 2012 1(3)
Dahlerup, J.F. (2010). Clinical trial: vitamin D3 treatment in
Crohn’s disease – a randomized double-blind placebo-controlled
study. Alimentary Pharmacology and Therapeutics, 32, 377–383.
Joseph, A.J., George, B., Pulimood, A.B., Seshadri, M.S. and
Chacko. (2009). A. 25 (OH) vitamin D level in Crohn’s disease:
association with sun exposure & disease activity. Indian Journal
of Medical Research, 130(2), 133-137.
Jussilaa, A., Virtac, L.J., Salomaad, V., Mäkie, J., Julae, A., Färkkil,
M.A. (2012). High and increasing prevalence of inflammatory
bowel disease in Finland with a clear North–South difference.
Journal of Crohn’s and Colitis (2012) xx, xxx–xxx.
Kalkanoğlu, S. (2010). D vitamini Metabolizması, Kalsiyum ve D
vitamini Metabolizması, Danone Enstitüsü, (Edit: A. Hasanoğlu),
Pelin Ofset, Ankara.
Kaya, G., Koçak, E., Akbal, E., Taş, A. and Köklü, S. (2011).
Comparison of the possible risk factors of bone mineral density in
subjects with ulcerative colitis and healthy subjects. Southern
Medical Journal, 104(11), 747-751.
Lagishetty, V., Misharin, A.V., Liu, N.Q., Lisse, T.S., Chun, R.F.,
Ouyang, Y., McLachlan, S.M., Adams, J.S. and Hewison, M.
(2010) Vitamin D deficiency in mice impairs colonic antibacterial
activity and predisposes to colitis. Endocrinology, 151(6), 2423-
2432.
Lee, S.H., Kim, H.J., Yang, S.K., Kim, W.H., Joo, Y.S., Dong, S.H.,
Kim, B.H., Lee, J., Chang, Y.W. and Chang, R. (2000).
Decreased trabecular bone mineral density in newly diagnosed
inflammatory bowel disease patients in Korea. Journal of
Gastroenterology and Hepatology, 15, 512-518.
Lim, W.C., Hanauer, S.B. and Li, Y.C. (2005). Mechanisms of
disease: vitamin D and inflammatory bowel disease. Nature
Clinical Practice Gastroenterology & Hepatology, 2, 308–315.
Nerich, V., Jantchou P., Boutron-Ruault, M.C., Monnet, E., Weill, A.,
Vanbockstael V., Auleley, G.R., Balaire, C., Dubost, P., Rican,
S., Allemand, H. and Carbonnel, F. (2011). Low exposure to
sunlight is a risk factor for Crohn’s disease. Alimentary
Pharmacology and Therapeutics, 33: 940–945.
Nicholson, I., Dalzell, A.M. and El-Matary, W. (2012). Vitamin D as a
therapy for colitis: a systematic review. Journal of Crohns Colitis,
6(4), 405-411.
Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi 2012 1(3) 111
Öngen, B., Kabaroğlu, C. ve Parıldar, Z. (2008). D vitamini’nin
Biyokimyasal ve Laboratuvar Değerlendirmesi. Türk Klinik
Biyokimya Dergisi, 6(1), 23-31.
Özkan, B.T. (2003). İnflamatuar Barsak Hastalıkları. Güncel Pediatri,
1, 79-91.
Özkan, B. ve Döneray, H. (2011). D Vitaminin iskelet sistemi dışı
etkileri. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, 54:99-119.
Pappa, H.M., Grand, R.J. and Gordon, C.M. (2006). Report on the
vitamin D status of adult and pediatric patients with inflammatory
bowel disease and its significance for bone health and disease.
Inflammatuary Bowel Diseases, 12, 1162-1174.
Raftery, T., O’Morain, C. and O’Sullivan, M. (2012). Vitamin D: New
Roles and Therapeutic Potential in Inflammatory Bowel Disease.
Current Drug Metabolism, 13(9), 1294-302.
Raman, M., Milestone, A.N., Walters, J.R., Hart, A.L. and Ghosh, S.
(2011). Vitamin D and gastrointestinal diseases: inflammatory
bowel disease and colorectal cancer. Therapeutic Advances in
Gastroenterology, 4(1):49-62.
Sözen, T., Gogas Yavuz, D., Atmaca, A., Hekimsoy, Z., Altun, B.,
Cantürk, Z., Tanakol, R., Kaya, A., Akalın, A., Özmen, B., Gürlek,
A., Karakaç, A., Bayraktar, F., Şahin, İ., Ertürk, E., Saraç, F.,
Çulha, C., Adaş, M., Kurtulmuş, N., otoimmün hastalıklarcı, D. (2012). Metabolik
Kemik Hastalıkları Tanı ve Tedavi Kılavuzu, 1. Baskı, Galenos
Yayınevi, İstanbul.
Suibhne, T.N., Cox, G., Healy, M., O’Morain, C. and O’Sullivan, M.
(2012). Vitamin D deficiency in Crohn’s disease: prevalence, risk
factors and supplement use in an outpatient setting. Journal of
Crohns Colitis, 6(2), 182-188.
Ulitsky, A., Ananthakrishnan, A.N., Naik, A., Skaros, S., Zadvornova,
Y., Binion, D.G. and Issa, M. (2011). Vitamin D deficiency in
patients with inflammatory bowel disease: association with
disease activity and quality of life. Journal of Parenter Enteral
Nutrition, 35(3), 308-16.
Vestergaard, P. (2004). Prevalence and pathogenesis of osteoporosis
in patients with inflammatory bowel disease. Minerva
Medicolegale, 95(6), 469-480.
Arş.Gör., Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü, energin@health.ankara.edu.tr
Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü, baylin@hacettepe.edu.tr

Önceki İçerikBağırsak bakterileri insanı daha zeki yapar mı?
Sonraki İçerikCrohn Tedavisinde Kök Hücre Tabanlı Bir İlaç
Bu web sitesinde Crohn Ülseratif Kolit ve İBH ile ilgili her türlü bilgiyi bulabilirsiniz. Crohn ile ilgili internet üzerinde dağınık, karışık ve yanıltıcı pek çok bilgi bulunmaktadır. Bu da bir çok crohn hastasının moralini bozmakta, hastalığıyla ilgili yanlış ve yanıltıcı yöntemlerden medet ummasına yol açmaktadır. Bu web sitesi crohn hastalığıyla ilgili bilimsel her tür bilgi ve gelişmeyi okurlarına sağlıklı bir şekilde sunmayı amaçlamaktadır. Bu web sitesindeki bütün yazılar ve açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi için hekiminizin vereceği bilgileri ve ilaçları esas alın. Bize ulaşmak için bilgi@crohntedavisi.com mail adresine yazabilirsiniz.